İş’te başarının kesin formülü!

Bir adam elinde bir zarf ile, J.P. Morgan’ın yayına geldi ve dedi ki, “Efendim, elimdeki zarfın içinde başarının kesin formülü var ve bunu size 25.000 dolara memnuniyetle satarım.”

J.P. Morgan; “Bayım, zarfın içinde ne olduğunu bilmiyorum ama eğer içeriğini bana gösterirseniz ve ben de bunu beğenirsem, bir centilmen olarak size söz veriyorum istediğiniz tutarı ödeyeceğim.”

Adam bu şartı kabul etti ve J.P. Morgan’a zarfı verdi.

J.P. Morgan zarfı açtı ve içinden tek bir sayfa çıkardı. Kısacık şöylece bir baktı ve adama kağıdı geri uzatarak anlaştıkları tutarı yani 25.000 doları ödedi.

Notun içeriği şuydu:

  1. Her sabah, o gün yapılması gerekenlerin bir listesini hazırlayın.
  2. Ve onları yapın!

Yapılacaklar listelerinizi hazırlamaya değer, basit bir formül ama kesinlikle etkili, diyor Mr. Peters…

***

Her zaman kuşkuyla yaklaştığım “kişisel gelişim kitapları”nı yazanların bir başarı elde ettikleri tartışılmaz tabii ki, ancak asıl başarılarının bire bin katıp kurguladıkları kitapların “neyini geliştireceğine karar veremediği için nerede, hangi konuda başarıya odaklanacağını bilemeyen gafillerin kısa yoldan işi halletme zaaflarından yararlanarak” çok sattıklarını görebilirsiniz. Bunun için de paçayı sıkıp zaman ayırmanız ve düzenli kitap okumanız gerekir.

Yukarıdaki J.P. Morgan hikayesi de bana göre “bir guru dogması” Tom Peters‘ın “Küçük ama ÖNEMLİ şeyler” kitabından bir alıntı…

Peters bu kitabında “mükemmele ulaşmanın 163 yolu“nu yazmış aklınca… Belli ki kendi koşullarında yaşadığı, deneyimlediği, gözlediği, duyduğu, biraz da uydurulup süslenerek organize bir yöntemle zaaflara hitap ederek kitabın “çok satan” olması hedeflenmiş. Başarılmış da…

Fıkra gibi güldüğüm bu hikayede adı sanı olmayan bir adamın “piyango satıcısı” gibi elinde zarfla karşına çıkıverip J.P. Morgan gibi milyar dolarlık finansal bir elitle muhatap olacak kadar yakınlaşması bir yana, halen Morgan’ın “başarının kesin formülü”ne ihtiyaç duyması da bir başka ilgi çekme taktiği, belki de bir mizah unsuru katmak olsa gerek.

Şaka ya da tuhaf ama J.P. Morgan gibi bizim köyde de servet sahibi nice holding patronun milli piyango gibi şans oyunlarını halen denediklerine şaşkınlıkla tanık oldum. Hatta bir öğlen yemeğinde birlikte olduğumuz bir holding patronunun sözümü keserek kapıdan giren iş adamını göstererek kulağıma usulca “O’nun ne kadar zengin olduğunu biliyor musun” dediğini de hiç unutmam.

Görünen o ki, ne aradığını ve hedefini bilmeyenler için kişisel gelişimin de, servet edinmenin de sonu yok! 

İş dünyasında cin fikirli birilerinin popülerliklerinden istifade ederek çoğunluğu kandırmak için uydurdukları dışında, tabii ki başarının herkese uyan bir şablonu, kesin veya muğlak bir formülü de yok. Tıpkı herkese uyan ilaç reçeteleri, diyet veya egzersiz programları, tatil turları, at yarışı, milli piyango, bahis tüyoları gibi…

Dikkat ederseniz, insanlar en çok eksikliğini duydukları şeyleri dillendirir ve isterler. Asıl konuya odaklanmak yerine başkalarının kendi iklim koşullarında elde ettiği başarı formüllerine, reçetelere ve şans oyunları tüyolarına kulak vermek işe yarasaydı ülke olarak yerimizde saymazdık.

Örneğin;

  • Teknoloji üretmenin iklimimi oluşturmak yerine hamaset üretiyorsan Tom Peters’in formülünü bilsen ne işe yarar?
  • Güne şiddet ve çatışma ikliminde başlıyorsan hoşgörü ya da mutluluk formülü okuman işe yarar mı?
  • Bir demet çiçeğin 50 kuruşa satıldığı bir iklim yerine ithal edilip 10 TL’ye satıldığı bir iklimde her gün kaç kişiye jest yapabilirsin?
  • Başarısızlığın da hayatın iniş çıkışları arasında kazanılması gereken bir deneyim olduğunu yaşadığın iklimin kültürü anlayışla algılamıyorsa tu kaka edilmek korkusu egemen olmaz mı?
  • Liyakat yerine “hamili kart yakinimdir” kültürünün geçerli olduğu bir iklimde riya’kâr ilişkiler artmaz mı?

Bu örneklere bakarsak Tom Peters gibi başka iklimlerde üretilen formüller, IMF’nin acı reçeteleri, ABD ve AB merkez bankalarının ince ayarları, kredi derecelendirme kuruluşlarının karne notları, AB ile bitmeyen müktesebat şartları sürer gider ama derdine deva olmaz.

Sen hala geçmişteki kahramanlıklarla avunmayı bırakmaz, geçmişle hesabını kapatmaz, katma değer ve teknoloji üreten bir iklim yaratmaz, gelişmiş ülkeler ligine çıkmak yolunda bir hedef, bir yol haritası belirlemezsen “to do list” uzar gider, tek bir check atamadan yerinde sayarsın.

Bir Cevap Yazın

how can we help you?

Contact us at the Consulting WP office nearest to you or submit a business inquiry online.

see our gallery

BİRİNCİ SINIF BİR İŞ PLANI DANIŞMANLIĞINA İHTİYACINIZ VAR MI?